|
Categories:
Topics:
Tools
Alan Leshner: bilim ve toplumun arayüzündeSubmitted by celius on 26 July 2010
Tercüme eden: Emel Aktaş
"O zamanlar nörobilimci diye bir şey yoktu: 1960ların sonlarında beyin ile ya da biyoloji ve davranış arasındaki ilişki ile ilgiliyseniz psikoloji okurdunuz. Ancak, hem psikoloji hem fizyoloji – ve benim durumumda hem de endokrinoloji alanlarında eğitim gören doktora öğrencilerinin ilk neslinin bir üyesiydim.” Bilimsel araştırmalarının en ilginç yönünü belirtmesi istendiğinde Dr. Leshner ketumdur – özel bir ayrıntıya odaklanmaktansa araştırmalarından daha geniş kapsamlı olarak bahsetmeyi tercih eder: “On iki yıl masa başı bilim insanı olarak çalıştım, bu nedenle tek başına öne çıkan bir şey yok – diğer birçok insan gibi – biyoloji ve davranış arasındaki ilişkinin doğası hakkında büyük ve kapsamlı sorularla ilgiliydim. Yaptığım ise buna sıra dışı bir soru ile yaklaşmaktı. Pek çok insan ‘beyin nasıl oluyor da zihni oluşturuyor?’ diye sorarken ben, diğer biyolojik sistemlerin davranışı nasıl değiştirebileceği ya da etkileyebileceği ile ilgileniyordum ve böylece hormonlara ilgi duymaya başladım. O sıralar revaçta olan geleneksel alanda – cinsiyet hormonları ve cinsellikle ilgili davranışlar – değil, o zamanlar düzenleyici davranışlar olarak tanımlanan yeme, egzersiz yapma ve benzeri davranışları kontrol etmede hormonların rolü ile ilgileniyordum. Daha sonra hormonların sosyal davranışları ve ruh halini nasıl etkileyebileceği; özellikle böbreküstü bezinden salgılanan hormonların saldırgan ya da teslimiyetçi davranış üzerinde rolü ve adet öncesi gerginlik olarak anılan durum ve hormonların bununla nasıl ilgili olabileceği ile ilgilenmeye başladım.” Hormonlar ve davranış üzerine bir kitabın (Leshner, 1978), yazarı olan Dr. Leshner davranış hakkında mevcut bilgilerin bir sınıfın nasıl yönetileceği ile ilgili büyük bir kavrayış sağlayabileceğini düşünmüyor, ancak gençlerin bilime ilgi duymalarına yardımcı olacak yararlı bir kaynak olduğunu düşünüyor. Dr. Leshner, “Davranış biyolojisi üzerine gençler için çok heyecanlı ve özendirici olacağını düşündüğüm önemli bir büyüklükte çalışma bulunmakta”, demektedir. “Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, birçok genç insan kendi hormonları ve bunların etkileri ile ilgilenmektedir. Buna ek olarak, birçok insan kendi zihinlerine ve davranışlarına merak duymaktadır. Kendileri ile ilgili olgular hakkında açıklayıcı bilgiler verebilirseniz, bu, insanları bilim ile etkileşime geçirmenin çok iyi bir yolu olacaktır. Birçok insanın beyinleri ile ilgilendiğini, çünkü insanların zihinleri ile ilgilendiğini söylemeye bayılıyorum. Bu, beyin üzerine çalışmayı büyüleyici hale getirmekte, çünkü insanlar bu şekilde zihinleri, kendileri ve bireysellikleri ile ilgili kavrayışa erişeceklerini düşünmektedir.
Hala bu konularla ilgili olsa da, Dr. Leshner’in kariyeri laboratuar masasından uzaklaşmıştır. Dr. Leshner davranış araştırmalarından bilim politikası çalışmaya nasıl geçmiştir? Dr. Leshner bu soruya “Geçmem istenmişti,” yanıtını vermektedir. “Her zaman biyoloji ve zihinsel bozukluklar, ruh hali ve duygular arasındaki ilişkiye ilgi duydum. Böylece, araştırmam çok odaklanmış olsa da, bütünüyle toplumu ilgilendiren daha geniş sorularla da her zaman ilgiliydim. Rotasyon uygulanan program görevlisi pozisyonlarından birinde bir yıllığına Ulusal Bilim Vakfı’naw1 gitmem istendi. Bunlar araştırmacılara burs verdiğiniz meslekler ve ben de ‘psikobiyoloji’ denen bir programda benzer destekler verdim. Orada olduğum sırada daha fazla politika ile ilgili projelere dahil oldum ve ‘bilim ve teknoloji üzerine beş yıllık gelecek planı’ olarak adlandırılan büyük bir bilim politikası raporunda çalışmak üzere bir yıl daha kalmam istendi. Konuyu beğendim ve bir yıl daha kalmam için düzenlemeler yapıldı. Bucknell Üniversitesi’ndekiw2 görevimi korudum, bu nedenle oradaki laboratuarımdaki çalışmaları devam ettirdim. Daha sonra, kazara, Ulusal Bilim Vakfı’nda Ulusal Bilim Kurulu’nunw3 düzenlediği yeni bilim eğitimi komisyonu hakkında bir toplantıya davet edildim. Orada gelip onlarla çalışıp çalışmayacağımı sordular ve bu komisyonun yönetici yardımcısı oldum. Böylece ilköğretim ve lise düzeylerinde bilim eğitimi üzerine çalışarak birkaç yıl geçirdim. Ulusal Bilim Vakfı’nda dokuz yılda sekiz işim oldu.” Dr. Leshner “Ancak bu işler iyiydi” şeklinde eklemektedir, “her biri bir öncekinden daha iyiydi”.
Aslında tüm kariyerim bir kaza eseridir. Şanslıydım: anne-babam bir planım olması gerektiğini düşünmedi.” Dr. Leshner, bilim ve toplum arasındaki arayüze olan gizli ilgisinin Akıl Sağlığı Ulusal Enstitüsü’nde görev yaparken ortaya çıktığını söylemektedir. “O zamanlar, üniversiteler ve liseler şizofreni gibi hastalıkların erken ebeveyn deneyimi tarafından ortaya çıktığını öğretmekteydiler. Bilirsiniz, ‘buzdolabı ebeveynler’ ya da ‘şizofrenojen anneler’ – şizofreniye neden olan anneler gibi sözlerimiz vardı. Dünyaya şizofreninin bir beyin hastalığı olduğunu anlatmamız gerektiğine karar verdiğimizde dört kişi ile bir odadaydım. Böylece ‘zihinsel hastalıklar için ulusal birlik’ adı verilen bir hasta grubuyla birlikte büyük bir kamu bilgilendirme kampanyası düzenledik. Halkın zihinsel hastalık anlayışını değiştirmek için bilimi başarılı bir şekilde kullandık, yani şimdi ‘şizofrenojen anneler’ derseniz herkes güler. Eğer annenizin sizi şizofren yaptığını söylerseniz insanlar bunun bir şaka olduğunu düşünür; herkes bunun bir beyin hastalığı olduğunu biliyor. Evet, bilimi kullanarak insanlara bunu anlatmak zorundaydık.”
Dr. Leshner tercihen erken yaştan itibaren halkın eğitilmesinin son derece önemli olduğuna inanmaktadır, ancak mevcut eğitim sistemlerinin karşılaştığı zorluklar hala Ulusal Bilim Vakfındaki bilim eğitimi komisyonundayken karşılaşılan sorunlara oldukça benzerdir. “Sanırım o zamanlar sorunlar bugünkülerle aynıydı ve bu çok cesaret kırıcı bir durum. Önemli bir ilerleme kaydedemedik. Örneğin üniversite öncesi bilim, matematik ve teknoloji adına farklı düzeylerde neyin öğretilmesi gerektiği ile ilgili standartlar ve hedefler üzerinde henüz bir fikir birliğine varmış değiliz.
"Bilimsel eğitim çok çeşitli şekillerde kullanılabilir ve öğretmenlik de dünyada yapabileceğiniz en asil şeylerden biridir. Bu nedenle bilim eğitimlerini öğretmen olmak için kullanan insanları alkışlıyorum. Bu kişilere bunu yaptırmanın çok zor olduğunu düşünüyorum.” İnsanlar hala bilim ve teknolojiye saygı duyuyor ama bilimin ne olduğu hakkında fikirleri yok” diyen bir adam işlerin bu şekilde yürüyüşünü değiştirmede okulun temel bir rol oynayacağına inanmaktadır. “Boşlukta bilim öğretemezsiniz, ancak işletmenin doğasına odaklanmazsanız ayrıntıda kaybolursunuz. Bu yüzden ikisini birlikte yapmanın bir yolunu bulmak zorundasınız. Bu yollardan biri küresel ısınma gibi sosyal bir konu ile başlamak ve sonrasında ‘Bilim bize bu konuda ne öğretmiştir’ Dünyanın ısındığını nasıl biliyoruz? diye sormaktır. Bu yalnızca grafiklerin gösterdiği bir şey değil, anlayışımızda ilerleme kaydettiğimiz bütünsel bir süreç. “Ya grafiğin ne olduğunu öğretebilirsiniz, ya da grafiği oluşturma ve anlama – ve kötü bir grafiği anlama – sürecini öğretebilirsiniz, bilirsiniz, bir şeyi bilim için doğru ya da yanlış kılan şeyler. Sonrasında insanlar neyin bilim olup neyin olmadığını daha iyi ayırt edebilirler. Astroloji, homeopati (bir tür alternatif tıp), ya da yaradılış kuramının bilimsel olduğu iddiası kişinin bunların bilimsel yöntemi kullandıklarını kanıtlama yeteneğine dayanmalıdır, yani sonuçlar tekrarlanabilir ve bulgular gözlemlenebilir olmalıdır: bunlar herhangi bir şeyi bilimsel yapan normal ölçütlerdir. Üç bilim insanının bir şeye inanması gerçeği o şeyi bilimsel yapmaz.” Referanslar Leshner A (1978) An Introduction to Behavioral Endocrinology. Oxford, UK: Oxford University Press. ISBN: 9780195022667 Ağ üzerindeki referanslar w1 – Amerikan Ulusal Bilim Kurumu hakkında daha fazla bilgi için www.nsf.gov adresini ziyaret ediniz w2 – Bucknell Üniversitesi, ABD, hakkında daha fazla bilgi için www.bucknell.edu adresini ziyaret ediniz w3 – Amerika Ulusal Bilim Kurulu hakkında daha fazla bilgi için kendi sayfalarını ziyaret edebilirsiniz: www.nsf.gov/nsb w4 – Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüleri kapsamında Ulusal Zihin Sağlığı Enstitüsü hakkında daha fazla şey öğrenmek için www.nimh.nih.gov adresini ziyaret ediniz w5 – Amerikan İlaç Suistimali Ulusal Enstitüsü (NIDA) hakkında daha fazla bilgi için www.nida.nih.gov adresini ziyaret ediniz
w6 – Amerikan Bilimin İlerlemesi Derneği hakkında daha fazla bilgi için www.aaas.org adresini ziyaret edebilirsiniz w7 – Science dergisinin web sayfası: www.sciencemag.org Kaynaklar Yeme davranışı üzerine etkili özel bir hormon olan oxyntomodulin’in rolü üzerine bir makale için aşağıdaki kaynağa başvurabilirsiniz:
AAAS’nin Avrupa emsali Euroscience ve etkinlikleri hakkında daha fazla bilgi için www.euroscience.org adresini ziyaret ediniz Bu makaleden hoşlandıysanız, Science in School’daki diğer uzun makaleleri okumak isteyebilirsiniz www.scienceinschool.org/features adresini ziyaret ediniz Sonia Furtado Londra’da doğmuş ve üç yaşında Portekiz’e taşınmıştır. Lizbon Üniversitesi’nde zooloji derecesi almak üzere okurken aynı zamanda Lizbon Hayvanat Bahçesi’nin eğitim bölümünde çalışmıştır: orada insanlara bilimi anlatmaktan hoşlandığını keşfetmiştir. Londra’da bulunan Imperial College’da Bilim İletişimi konusunda yüksek lisans yapmıştır ve şu anda Heidelberg, Almanya’da bulunan Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuarı’nın basın ofisinde çalışmaktadır. Marlene Rau Almanya’da doğmuş ve İspanya’da büyümüştür. Heidelberg, Almanya’da bulunan Avrupa Moleküler Biyoloji laboratuarında gelişim biyolojisi konusunda doktorasını tamamladıktan sonra gazetecilik okumuş ve bilim iletişimi konularına eğilmiştir. 2008’den beri Okulda Bilim (Science in School) dergisinin editörlüğünü yapmaktadır. Derleme Bilimde tipik olmayan bir kariyer üzerine yazılmış bu makale sınıfta bilim ve toplum konularını tartışmak için kullanılabilir. Bu sırada şu konulara değinilebilir: Öğretmenlere yeterince mi ya da gereğinden fazla mı ücret ödeniyor? İnsanların neyin bilim olduğunu neyin olmadığını bilmemelerinin bir önemi olduğunu düşünüyor musunuz? Ahlaki, siyasal ya da ekonomik sonuçları olan önemli bilimsel konular nelerdir? Halina Stanley, Fransa
|