|
Categories:
Topics:
Tools
Uzaydaki laboratuar: Bernardo Patti ile söyleşSubmitted by rau on 17 October 2008
Tercüme eden: Serhan Yamaçlı
Columbus nedir? Columbus, Uluslararası Uzay İstasyonuna [ISS]w1 kenetlenmek üzere uzaya göndereceğimiz bir araştırma laboratuarıdır. Columbus, uzayda deneyler yürütmek üzere tüm olanakları barındıran bir eklenti modülüdür. 2008 yılının başlarında Florida’daki Kennedy Uzay Üssü’nden havalanacak olan Atlantis Uzay Mekiği üzerinde uzaya gönderilecektir. Böyle bir laboratuar nasıl görünür? Columbus’un silindirik bir şekli vardır. 7 metre uzunluğunda ve 4.5 metre çapına sahiptir. İçerisindeki ekipmanlar çok etkin bir biçimde yerleştirilmiş durumdadır. 75 m3 ‘lük hacmi en etkin biçimde kullanabilecek en iyi tasarımı ortaya çıkarabilmek için çok sıkı çalışmamız gerekti. Şu anda, 3 ekip üyesi ve gerekli tüm deney ekipmanı sığdırılabilmiş durumdadır. Farklı araştırma tesisleri yüksek teknolojili raf ve çekmeceler kullanmakta ve deney ortamı için açılabilen çalışma ortamları içermektedir.
Columbus’ta bulunan Avrupa Fizyoloji Modülü’nde uzun süreli uzay uçuşlarının insan vücudu ve sağlığı üzerindeki etkileri test edilecektir. Ayrıca, yaşlanma süreci, denge bozukluğu, kemik osteoprozu, kas distrofisi ve kas gelişim rahatsızlığı gibi yeryüzündeki problemler konusunda da fakir sahibi olmayı umuyoruz.
Malzeme Bilimi Laboratuarı’nda değişik malzemeler üzerindeki çalışmaları geliştirmek için çeşitli deneyler yapılacaktır. Metalleri eriteceğiz ve katılaştıracağız ve çeşitli atmosferlere ve koşullara maruz bırakacağız. Uzaya yeryüzünden örnekler gönderip bu örnekler üzerinde araştırma yapmak çok fazla çalışma gerektirmiyor mu? Tabii ki çok fazla çalışma gerektiriyor, ama buna değer. Araştırdığımız soruların hiçbiri yeryüzünde her yerde varolan yerçekimi dolayısıyla Dünya’da yapılamazlar. Deneyleri doğal ortamları dışında yerçekimsiz ortamda yaparak daha kolay anlamaya çalışma fikrinin ilk bakışta çelişkili göründüğünü biliyorum, ama yerçekimi bazı deneyleri imkansız kılmakta, yörüngede bu deneylerde meydana gelen küçük etkiler gözlenebilir hale gelecektir. Columbus gibi bir görevin zorlukları nelerdir? En fazla öne çıkan zorluk, normalde 50 ton ağırlığa sahip olan laboratuarların, dört metreden biraz fazla çapa sahip olan bir hacme sığdırılması ve uzaya gönderilebilecek şekilde hafif hale getirilmesidir. Columbus şu anda 12 ton civarında ağırlığa sahip ve bu ağırlık Atlantis mekiğinin taşıyabileceği en büyük ağrılıktır.
Projeyle ilgili sizi kişisel olarak ne heyecanlandırmaktadır? Bir mühendis olarak, özellikle karşılaşılan tasarım ve mühendislik sorunları bana çekici geldi. Ama uzay ve ağırlıksızlık da kendi içinde bir heyecana sahip: mühendislik ve uzay yolculuğu alışılagelmiş teknoloji ve insanoğlunun engellerini birlikte aşıyorlar. Bu inanılmaz şekilde heyecan verici ve uzay araştırmaları için büyük bir adım.
Her gün birçok farklı ülkeden bazen birkaç dilde insanlarla konuşuyorum. Birçok ülkenin böyle bir projede bir araya gelmesinin hoş bir yarış ortamı oluşturması bizler için bir ödüldür. Merak ve bilim ulusal sınırların ve tarihsel farklılıkların ötesine geçiyor. Coğrafi ve kültürel boşlukları aşarak güçlü ve birleştirici bir bağ oluşturuyor. Okul öğretmenlerinin ve öğrencilerin Columbus’tan yararlanabilmeleri için bir yol var mı?
Göreve giderken: Columbus modülü ISS’ye bağlandı
ESA, bilimsel deneyler, mürettebat destek ekipmanları (yiyecek ve giyecek gibi), akışkanlar ve yakıt taşıyacak olan Otomatikleştirilmiş Transfer Araçları (ATV’ler) göndererek ISS’ye katkıda bulunmaya devam edecektir. İlk ATV, Jules Verne, Ariane 5 roketi ile 8 Mart’ta fırlatılacaktır.w2 Columbus on yıl boyunca hücre ve bitki biyolojisi, astrobiyoloji, insan fizyolojisi, akışkan ve malzeme bilimleri, temel fizik, astronomi, uzaktan algılama ve teknoloji alanlarında yılda 500 deney yapılabilecek şekilde tasarlanmıştır. Avrupa bilim toplumu ve endüstriyel Ar&Ge için yeni bir araştırma çağı daha yeni başlamıştır. Web referansları w1 –Uluslararası Uzay İstasyonu ile ilgili bir makale, Science in School’un gelecekteki bir sayısında yayınlanacaktır. www.scienceinschool.org ’u ziyaret etmeye devam ediniz. w2 - Otomatikleştirilmiş Transfer Araçları hakkında daha fazla bilgi için Science in School ’un bu sayısındaki şu makaleye bakınız: Kaynaklar ESA, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) ile ilgili birçok eğitim materyali hazırlamıştır: Hem ilköğretim hem de lise öğretmenleri için basılı bir ISS eğitim seti 12 ESA dilinde hazırlanmıştır. Set, ISS’nin inşasında, çalışmasında ve ISS’de yaşamla ilgili etkileyici aktiviteler ve sınıfta öğretilebilecek bilgi ve alıştırmalar için bir zemin oluşturmaktadır. ESA üye devletlerindeki tüm okul öğretmenleri için hazırdır ve şu sayfadan ücretsiz olarak sipariş edilebilir: www.esa.int/spaceflight/education ISS eğitim setinin etkileşimli bir versiyonu şu sayfada vardır: www.esa.int/spaceflight/education Avrupa okul müfredatıyla ilgili ISS DVD ders serileri. Otomatikleştirilmiş Transfer Araçları ile ilgili olan biri 2008 yazında piyasaya çıkacaktır. DVD’ler öğretmenler tarafından şu adresten ücretsiz olarak sipariş edilebilir: www.esa.int/spaceflight/education ESA ortaöğretim ve lise öğrencileri ve öğretmenleri için de çevrimiçi ders serileri geliştirmektedir. Şu adrese bakınız:www.esa.int/SPECIALS/Lessons_online Daha fazla detay ve eğitim materyali şurada bulunabilir: ve Avrupa Uzay Ajansı İnsan Uzay Uçuşu Internet sitesi: www.esa.int/esaHS/education.html Görüş Bu makale, yerçekimi, mikroyerçekimi veya serbest-düşme koşulları hakkında; maddelerin kimyasal ve fiziksel davranışlarının yerçekiminden ne şekilde etkilendikleri, Dünya’nın çevresindeki bir yörüngede neredeyse yerçekimsiz bir ortamın nasıl oluşturulabileceği konusunda harika tartışmalar başlatabilir. Einstein eşdeğerlik prensibi olarak da bilinen serbest düşme ile yerçekimi çekim kuvvetinin eşdeğerliği hemen akla gelmektedir. İnsan vücudunun uzaydaki ve karasal ortama tekrar giriş sonrası davranışı, hayat bilimini ve kimyayı, şaşırtıcı bir disiplinler arası uzay çalışmasında bir araya getirebilir.
|